Randevu:0555 977 12 14 
Fizik Tedavi ve Klinik Nörofizyoloji Uzmanı

Romatoloji

Fibromiyalji nedir, fibromiyalji tedavisi nasıl uygulanır Son dönemde bir yerleri ağrıyan her hastaya fibromiyalji tanısı konmaktadır. Fibromiyalji farklı bir çok şikayete sebep olsa da akla önce ağrı şikayeti gelmekte ve bu nedenle ağrı yapan bir çok hastalıkla karıştırılmaktadır. Fibromiyalji tanısının doğru konması ve hastaya ne olduğunun anlatılması başarılı bir tedavinin olmazsa olmazıdır.

Daha önce fibromiyalji tanısı konulan bir çok hastaya nesi olduğunu sorduğumuzda “sizden önce gittiğim doktor benim ağrılarımın psikolojik olduğunu söyledi” diye cevap alabiliyoruz. Fibromiyalji psikolojik bir hastalık değildir. Fibromyalji beynin ağrı algılama kusurudur. Yani bu kişilerin beyni ağrıyı normalden şiddetli algılamaktadır. Başka bir deyişle ağrı eşikleri düşüktür. Ağrını beyin tarafından algılanması basit bir süreç değildir. Öyle olsa kalçasına aynı iğne yapılan iki hastadan biri “doktorun eli çok hafifmiş hiç acımadı” derken öbür hasta aynı doktor için “eli ağırmış çok canım yandı” demezdi. Normalde ikisi de aynı acıyı hissetmeliydi. Uzun süre gangren ağrıları çektikten sonra bacağı kesilen hastaların bazılarının olmayan bacaklarının ağrılarını hissetmeye devam etmeleri tıpta çok iyi bilinen bir durumdur (fantom ağrısı). Keza herkes aynı acılıkda biber yesede herkesin ağzı farklı yanar. Örnekleri çoğaltmak mümkün. Yani çevre sinir liflerinden gelen duyular kişinin beyninde çeşitli mekanizmalarla işlenir ve kişinin en az algılayacağı şekilde bilince sunulur. İşte fibromiyalji hastalarında bu sistem bozulmuştur. Fibromiyalji hastalarındaki bozulmuş ağrı algılama muayene sırasında çok basit bir testle gösterilebilir. Bu hastalar, vücutlarındaki bazı noktalara (fibromiyalji hassas noktaları) normal insanların sadece basınç hissi algılaycağı şiddetde parmakla bastırıldığında bariz bir hassasiset ve ağrı hissederler. Normal sağlıklı insanlara göre bu farkın sebebi ağrının beyinde algılanma mekanizmasının bozulmuş olmasıdır.

Peki bunun sebepler nedir? Şiddetli bir psikolojik travma, fiziksel travma (trafk kazası vs), uzun süren üzüntü, aşırı stres, anksiyete, depresyon gibi durumlar fibromiyaljiyi tetikleyebilir. Ama hastaların büyük bir kısmında ise ortada bariz bir sebep yoktur. Yani hiçbir psikolojik, sosyal veya fiziksel bir problemi olmayan hastada da fibromiyalji ortaya çıkabilir. Fibromyalji hastaları yaygın ağrılar, uyku düzensizliği, sabahları yorgun kalkma, sabah tutukluğu, ellerde uyuşma gibi şikayetlerden yakınabilir. Bu semptomlar birçok farklı hastalıkda da görüldüğünden tanıyı koymak zor olabilir ve hastalar gereksiz bir sürü medikal test ve tedaviye tabi tutulabilir. Tanıyı koymak için bazen olası diğer hastalıkları ekarte etmek için bazı testler yapılması mutlak gerekli olabilir. BU noktada karışabilecek önemli ve sık görülen bir hastalık olan myofasial ağrı sendromundan bahsetmek gerekir. Bu sendrom ağırlıklı boyun ve sırt kaslarını tutan ama altında mekanik bir problem yada uzamış uygunsuz hareket gibi sebeplerin olduğu bölgesel kas gerilmesi-sertleşmesi semdromudur. Genellikle boyunda ve sırtta olur. Bu hastaların bir kısmına yanlışlıkla fibromiyalji tanısı konmaktadır. Bu iki hastalık arasında en önemli fark myofasial ağrının sadece bölgesel ağrı ve tutukluğa sebep olması fibromiyaljinin ise yaygın kas vücut ağrısı yapmasıdır. Myofasial ağrı halk arasında kulunç olarak da bilinir ve en çok masa başında uzun süre çalışan kişilerin boyun kaslarında görülür. Bazen bu iki hastalık birliktede görülebilir.
Fibromiyalji tanısı konduktan sonra hastaya bu hastalığın ne olduğu anlatılmalıdır. Bu, başarılı bir tedavinin anahtarıdır. Fibromiyaljinin medikal tedavisinde son yıllarda beyin üzerinden ağrı eşiğini yükselten pregabalin sıklıkla kullanılmakadır. Doz hastaya göre düşükten başlanıp artırılmalıdır. Hastanın bu ilacı uzun süre kullanması gerekebilir. Yine bazı antidepresanlar da fibromiyalji tedavisinde sıkça kullanılmaktadır. Bunları başında duloksetin gelmektedir. Fibromiyalji hastalarının tüm şikayetlerine birden iyi gelen bir ilaç maalesef yoktur. Ağrı, uyku düzensizliği için ek yardımcı ilaçlar gerekebilir. İlaç dışında ikinci önemli tedavi egzersizdir. Özellikle maksimal kalp hızının %60’ı civarında yapılan aerobik egzersizler (tempolu ürüme, bisiklet, yüzme vs) son derece faydalıdır. Son dönemde pilates de etkin bir şeklide kullanılmaktadır.
Son birkaç yıldır nöromodulasyon olarak adlandırılan beyin ağrı eşiğini düzeltmeyi hedefleyen yeni tedaviler geliştirilmiştir. Özellikle son dönemde transkraniyal manyetik stimulasyon(TMS) ile fibromiyalji hastalarında iyi sonuçlar bildirilmeye başlanmıştır. Bizim de kendi tecrübelerimiz bu yönde olup özellikle diğer tedavilerle hiç bir sonuç alınamayan bir çok hastada TMS tedavisi ile başarılı sonuçlar aldık. Bu tedavide beynin duygu durumunu yöneten bölümüne belli frekansda manyetik uyarım verilmektedir. Hasta bu tedavide herhangi bir rahatsızlık duymamaktadır. Sadece uygulama sırasında kuvvetli bir ses duymaktadır. Yöntemin yan etkisi yok denecek kadar azdır. Yaklaşık 20 dakikalık bir tedavi uygulanmaktadır. Peş peşe uygulanan 10 günlük bir tedaviden sonra haftada bir, sonra 2 haftada bir ve ayda bir şeklinde devam edilir. Son derece güvenilir bir yöntem olup hastaların çoğunda etkili olmaktadır.
Fibromiyalji zengin semptomatolojisi nedenyle başka hastalıklarla karışabilen, tanı koymada zaman zaman zorlukları olan , tedavisi zaman ve sabır grektiren ama tedavi edilebilen bir hastalıkdır. Tanıyı doğru koymak, hastaya bunu iyice anlatmak ve etkili tedavileri uygun bir şekilde kullanmak fibromiyalji tedavisinin başarısını belirler.

Romatolojik Hastalıkların Tedavisi Sadece İlaç Mıdır?

Romatolojik hastalıkların tedavilerinde ilaçlar şüphesiz çok önemlidir. Özellikle son 10 yıldır biyolojik ajan tedavilerinin gelişmesine paralele olarak tedavi alternatiflerimiz artmıştır. Bununla beraber egzersiz, doktorların genel olarak pek önemsemediği ama aslında bu grup hastalar için hayati önem taşıyan bir tedavi silahıdır. İlaçlar eklemdeki iltihabı geriletebilirler ama eklemdeki deformitelerinin düzeltilmesi, eklemlerin fonksiyonlarının geri kazandırılmasındaki etkileri sınırlıdır. Bu nedenle bu hastalara deformite önleyici ve koruyucu egzersiz programı mutlaka verilmelidir. Romatolojik hastalıklar kronik ve sakatlayıcı hastalıklar olduklarından erken tanı konmalı, uygun ilaç tedavisi başlanmalı ve mutlaka koruyucu egzersiz programı verilmelidir.

{youtube}gjtJjG7CoeQ{/youtube}

{youtube}jHElRU03UHY{/youtube}

İltihaplı Romatizma Hastalarını Hangi Doktorlar Tedavi Edebilir?

Bu grup hastaları romatoloji ve fizik tedavi doktorları tedavi edebilir. Romatoloji doktoru fizik tedavi yada dahiliye uzmanlığı üzerine 2 yıl üst ihtisas yapmış doktordur. Yani romatoloji doktorlarının bir kısmı fizik tedavi bir kısmı dahiliye kökenli doktorlardır. Son 15-20 yıla kadar romatolojik hastalıklar ülkemizde fizik tedavi uzmanları tarafından tedavi edilmiştir. Çünkü romatolojik hastalıkların tedavisi bu branşın asistanlık eğitiminin bir parçasıdır. Yıllar içinde romatoloji uzmanlarının sayısı arttıkça fizik tedavi uzmanlarının bir kısmı bu grup hastalarla daha az ilgilenmeye başladılar.Bununla beraber bazı fizik tedavi uzmanları ise bu grup hastaları tedavi etmeye devam ettiler. Sağlık Bakanlığı da bu gerçeği bildiğinden üst ihtisas yapmamış fizik tedavi uzmanlarına da romatolojik hastalıkları tedavi etmekte kullanılan neredeyse tüm ilaçları reçete etme yetkisi vermiştir. Dolayısıyla hem özel hem de devlet ve üniversite hastanelerinde romatolojik hastalıklar güncel literatürü takip eden fizik tedavi uzmanları tarafından başarılı bir şekilde tedavi edilmektedir.

romatolojik1222

En Sık Karşılaşılan Romatolojik Hastalıklar Hangileridir?

Aslında bu grupta iki temel hastalık başı çekmektedir; romatoid artrit ve ankilozan spondilit. Bu iki hastalık neredeyse romatoloji pratiğinin %80 ‘ inden fazlasını kapsamaktadır. Yine sedef artriti (psoriyatik artrit) ve sjogren sendromu, gut göreceli sık karşılaşılan diğer iltihaplı romatizmalardır. Bunların dışında diğer spondilopatiler (iltihaplı omurga romatizmaları); iltihaplı barsak hastalığına bağlı spondilopatiler , psoriyatik spondilopatiler de daha seyrek olarak görülür. Çocukluk çağında görülen juvenil artritlerde sık değildir. İç organ tutulumu ile seyredebilen sistemik  lupus eritomatozus, sitemik skleroz, vaskulitler (Behçet hastalığı) daha nadir rastlanan iltihaplı romatizma türleridir.

romatolojien

romatolojien1

Romatolojik Hastalıkların Sebebi Nedir?

Bu grup hastalıkların sebebi tam olarak anlaşılamamıştır. Genetik bir bireysel yatkınlık zemininde çevresel faktörlerin etkisiyle ortay çıktıkları düşünülmektedir. Örneğin bazı romatolojik hastalıklar aynı aile fertlerinde ortaya çıkma oranı yüksektir. Bununla beraber ikiz kardeşlerin birinde hastalık ortaya çıkarken diğerinde ortaya çıkmayabilir. Bu da olayın tamamının genetikle açıklanmayacağını göstermektedir. Burada bir ajan (genellikle virüsler sorumlu tutulmaktadır) vücudun bir şekilde kendi eklemlerine  ve dokularına zarar veren bazı maddeler üretmesine sebep olmaktadır. Nitekim bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar iltihaplı romatizmaların semptomlarını düzeltmektedir.

 

Romatolojik hastalık (iltihaplı romatizma)  ne demektir?

Romatolojik hastalıklar, halk arasındaki adıyla iltihaplı romatizmalar genellikle eklemleri tutan bazen iç organ tutulumu da yapabilen ve temelde bağışıklık sistemindeki  tam açıklanamayan bir bozukluktan (otoimmun) kaynaklanan hastalık grubu olarak bilinir. Sayı ile değerlendirildiğinde aslında kısıtlı sayıda hastalıktan bahsedilebilir. Bununla beraber aynı romatolojik hastalığın ortaya çıkışı çok farklı klinik tablolar şeklinde olabilir. Aslında kireçlenmeler yani artoz da bu grubu dahil edilmekle beraber ortay çıkış mekanizması bahsi geçen otoimmun sistem kaynaklı romatizmalardan oldukça farklıdır.