Randevu
0216 449 09 41 
Fizik Tedavi Rehabilitasyon & Klinik Nörofizyoloji Uzmanı

Kireçlenme kabaca eklem kıkırdağının ve devamında eklemi oluşturan kemiklerin bozulmasına bağlı olarak ortaya çıkan, eklemde ağrı ve hareket kısıtlılığına yol açan klinik rahatsızlıktır. Ortalama yaşam süresinin gelişen tıbbi olanaklarla artması sonucu son yıllarda daha sık karşılaşılan bir rahatsızlık olmuştur.

erkenyasKalça kireçlenmesi genellikle ileri yaş hastalığı (70 yaş sonrası) olmakla beraber bazen erken yaşlarda da ortaya çıkabilmektedir. Erken yaşta görülen kalça kireçlenmelerinin iki önemli sebebi vardır. İlki doğumsal kalça çıkıkları yada daha tıbbi ifadeyle gelişimsel kalça eklemi bozukluklarıdır. Ülkemizde son yıllarda erken tanının artması ile sıklığı azalmış olmakla beraber hala önemli bir ortopedik sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu vakalar bebeklikte tanı konursa duruma göre özel alçılama bazen cerrahi ile tedavi edilebilmektedir. Zamanında tanı konamamış yada tedavi edilmemiş vakalarda kalçanın anatomik yapısı bozuk olduğundan erken yaşta kireçlenme ortaya çıkmaktadır. Özellikle aktivitesi fazla kişilerde kireçlenme daha da erken ortaya çıkabilir. Bu durumda hastanın tedavisi için aktivite kısıtlaması, fizyoterapi ve kalçadan enjeksiyon tedavileri, eklem bozukluğunun fazla olduğu vakalarda cerrahi olarak eklem düzeltme operasyonları uygulanabilmektedir. Fizyoterapi mutlaka egzersizleri de içermelidir. Kalçada anatomik bozukluk hafifse enjeksiyonlar özellikle PRP enjeksiyonları işe yarayabilmektedir. Hastanın kendi kanındaki trombositlerin yoğunlaştırılarak hasta ekleme uygulandığı PRP enjeksiyonları bir ay arayla 3 kez uygulanmaktadır. Bu sayede kireçlenme yavaşlatılabilir. Bazen sürtünmeyi azaltıcı kıkırdak iğneleri yapılabilir. Kireçlenmenin fazla olduğu eklemlerde protez operasyonu gerekli olmaktadır. Burada hastaların protezini olabildiğince geciktirmek asıl hedef olmalıdır. Genç hastalarda daha uzun ömürlü olan seramik protez uygulanmalıdır. Bu seramik protezlerinde bir ömrü olduğundan ilerde revizyon operasyonu gerekebilmektedir. Bu nedenle operasyonu mümkün olduğunca geciktirmek asıl hedef olmalıdır. Bu durumda kortizon enjeksiyonları hastaya birkaç yıl kazandırabilir. Kalça enjeksiyonları mutlaka ultrason yada skopi rehberliğinde görüntüleme ile yapılmalıdır. Diğer erken kalça kireçlenme sebebi ise femoroasetabular sıkışma sendromudur. Bu rahatsızlık son 10 yıldır daha iyi tanınmış olup görünürde hiç sebep yokken ortaya çıkan erken kireçlenmelerden sorumlu olduğu tespit edilmiştir. Bu rahatsızlıkda sorun kalça kemiği (femur topuzu) ile karşılık gelen eklem yuvası arasında doğuştan bir uyumsuzluk olmasıdır. Bazen femur başı eklem yuvası tarafından aşırılı örtülü olabilir (pincer sıkışma) yada femur başı yuvarlak değil kambur şekilli (cam sıkışma) olabilir(resim). Her iki durumda da özellikle aktif bireylerde eklemde anormal sürtünmeye bağlı kıkırdak hasarı ve erken kireçlenme ortaya çıkabilir. Femoroasetabular sıkışma sendromu olan hastalar genelikle başlarda aktivite sonrası hafif bir kasık ağrısından şikayet ederler. Sonraları bu ağrı giderek artar ve devamlı hal alır. Bu rahatsızlığın tanısı muayene ve açılı çekilen filmlerle konabilir. MR inceleme de kıkırdağın ve labrum dediğimiz kenar kıkırdağın durumunu göstermesi açısından gerekebilir. Bu hastalarda bulgular hafifse hastanın aktivitesin kısıtlama fizyoterapi, kıkırdak ve PRP enjeksiyonları işe yarayabilir. Sıkışmanın fazla olduğu olgularda hastanın artroskopik olarak kemik tıraşlama ve gerekli vakalarda kıkırdak tamiri operasyonu yapılmalıdır. Başarılı bir cerrahi ile hastanın semptomları büyük oranda geriletebilir ve radikal cerrahi (protez operasyonu) belirgin bir şekilde geciktirilebilir. Burada önemli olan tanının erken konmasıdır. Erken tanı ve doğru tedavi ile her iki durumda da son derece önemlidir. Bu sayede kireçlenme ilerlemeden erken müdahale ile hasta protez operasyonu gibi radikal cerrahi operasyonlardan korunabilir en kötü ihtimalle bu operasyon uzun süreli geciktirilebilir.