Randevu:0555 977 12 14 
Fizik Tedavi ve Klinik Nörofizyoloji Uzmanı

prp diz

PRP (platelet rich plasma) Türkçe adıyla trombositten zengin plazma tedavisi son birkaç yıldır giderek artan biçimde kullanılmaktadır. PRP hastadan alınan kanın içinde bulunan trombosit hücrelerinin özel bir sistem ile ayrılarak hastanın problemli vücut bölümüne enjekte edilmesi şeklinde uygulanmaktadır. Bu hücrelerin sahip olduğu bir çok hormon ve benzeri maddelerin vücut dokuları üzerinde iyileştirici etkisi olmaktadır. PRP özellikle eklem kireçlenmelerinde, tendinit gibi yumuşak doku problemlerinde, spor yaralanmalarında geniş bir kullanım alanı bulmuştur. PRP’nin kas iskelet sistemi hastalıklarında kullanımının etkin olduğuna dair çok sayıda bilimsel araştırma mevcuttur. Her ne kadar yeterli bilimsel desteği olmasa da PRP kozmetik sektöründe de anti-aging amaçlı olarak yoğun bir şekilde kullanılmaktadır.

PRP tedavisinin birincil kullanım alanı eklem kireçlenmeleridir. Kireçlenme denince de akla en sık olarak diz kireçlenmesi gelmektedir. PRP tedavisi diz kireçlenmesinde genel olarak ayda bir kez 3 defa uygulanmaktadır. PRP yine göreceli sık karşılaşılan kalça kireçlenmesinde de kullanılmaktadır. Bu tedavi uygun şekilde yapıldığında son derece iyi sonuçlar vermektedir.

PRP tedavisinin başarısı nelere bağlıdır?

Bu tedavinin başarılı olması birkaç faktöre bağlıdır. Bunlardan ilki, kullanılan malzemenin PRP için gerekli ayrıştırma işlemini sağlıklı bir şekilde yapabilecek kalitede olmasıdır. Maalesef basit laboratuvar tüplerinde kanı santrifuj ederek ilkel yöntemlerle PRP hazırlandığına ve tedavi kullanıldığına şahit oluyoruz. PRP için gerekli trombosit ayrıştırma işlemi bu iş için geliştirilmiş ve optimize edilmiş özel kitler ve santrifuj cihazları ile yapılmalıdır. Aksi takdirde elde edilen sıvıdaki trombosit miktarı iyileşme için gerekli sayıda olmayacak ve tedavi başarısız olacaktır.

İkinci önemli faktör ise uygulama tekniğidir. Araştırmalar gösteriyor ki yardımcı bir görüntülemenin rehberliğinde yapılmayan yani el yordamı ile yapılan enjeksiyonlarda ilacın eklem içine ulaşma şansı %50’lerde kalmaktadır. Bu oran diz gibi eklemlerde biraz daha yüksek kalça, omuz gibi zor eklemlerde daha düşüktür. Bu tip enjeksiyonlarda pratik ve güvenilir olan yöntem, ultrason görüntüleme yardımı ile enjeksiyonun gerçekleştirilmesidir. Aksi takdirse enjeksiyon doğru yere yapılamayabilir ve pahalı bir tedavi boşa gidebilir.

Son önemli nokta ise sadece PRP yapmakla diz kireçlenmesinin tedavi edilemeyeceğinin akılda tutulmasıdır. Diz kireçlenmesinin tedavisinde PRP ile beraber mutlaka yapılması gerek “olmazsa olmazlarımız” vardır. Bunlardan ilki hastanın dizini korumasıdır. Yani hasta merdiven inip çıkmak, diz katlamak, çömelmek gibi zorlayıcı diz aktivitelerinden kaçınmalıdır. İkinci olmazsa olmazımız egzersizdir. Hastalara mutlaka diz koruyucu egzersiz programı verilmeli ve hasta buna en az 3 ay devam etmelidir. Son olmazsa olmazımız ise kilo kontrolüdür. Bu konu diz kireçlenmesi için hayati önem taşımakta olup hasta kesinlikle kilo almamalı, obez ise fazla kilosunu vermek için gerekli çabayı sarf etmelidir.

Diz kireçlenme tedavisinde “PRP uyguladık, tamam hasta iyileşecek” mantığı çok yanlıştır. Öncelikle PRP doğru kitle hazırlanacak, doğru teknikle ultrason rehberliğinde yapılacak ve sonrasında hasta dizini koruyacak , egzersiz yapacak ve kilo kontrolünü gerçekleştirecektir. Bu saydıklarımızdan herhangi birinin eksikliği diz kireçlenme tedavisinin başarılı olmasını engelleyecek yada başarısını azaltacaktır.

PRP (Platelet Rich Plazma) yani trombositten zengin plazma tedavisi, kişinin kendi kanından iyileştirici özelliği olan hücrelerin ayrılarak eklem içine verilmesi olarak özetleyebileceğimiz yeni bir tedavi yöntemidir. PRP kireçlenme tedavisinde, özellikle de diz kireçlenmesinde giderek artan bir sıklıkta kullanılmaktadır. PRP yöntemi ile elde edilen trombositlerden salınan iyileştirici faktörler kıkırdak tamirinde rol oynayarak etkili olmaktadır.
Kortizon ise onlarca yıldır romatizma ve birçok hastalığın tedavisinde kullanılan bir ilaçtır. Kortizon aslında insan vücudunda bulunan bir hormondur ve sentetik olarak elde edilerek ilaç niyetine kullanılan çok sayıda kortizon molekülü geliştirilmiştir. Kortizon çok kuvvetli bir antiromatizmal tedavi ajanıdır. Romatizmanın esasını teşkil eden kimyasal olayları başından durdurur ve böylece romatizmanın eklemlere vereceği zararı önler.
PRP ve Kortizon tedavilerinin avantaj ve dezavantajları nelerdir?
PRP kişinin kendi kanından elde edildiğinden ve içine başka bir ilaç katılmadığından hemen hiç bir yan etkisi yoktur. Bir kaç yıla kadar iyileştirici etkisi devam eder. Buna karşın göreceli pahalı olması, genelde birer ay arayla 3 kez uygulanması, ağrı kesici etkisinin hemen başlamaması ise dezavantajlarıdır.
Yaygın kanının aksine tek bir kortizon enjeksiyonunun yan etkisi çok azdır. Hasta tansiyon hastası ise tansiyonu biraz çıkarabilir, şeker hastası ise kan şekerini biraz yükseltebilir. Bu etkiler bir hafta içinde düzelir. Bunun dışında kalan yan etkiler önemsizdir ve bu yan etkilerin tamamı kontrol altında tutulabilir. Kortizonun asıl yan etkileri yüksek doz ve uzun süreli kullanımda ortaya çıkarsa da eklem kireçlenmelerinde kortizon bu şekilde kullanılmadığından sorun teşkil etmez. Yılda aynı ekleme 3-4 kez kortizon enjeksiyonu uygulanabilir. Ama genelde 2 kez yeterli olmaktadır. Kortizonun en önemli avantajı ucuz olması ve ağrıyı hızla kesmesidir. En önemli dezavantajı ise etkisinin 3 ay-6 ay arasında sürmesidir.
Diz kireçlenmesine ne zaman PRP ne zaman kortizon yapalım ?
Kıkırdak harabiyeti fazla değilse, hasta yaşı çok ileri değilse ve ağrı şiddetli değilse PRP tedavisi çok daha uygun bir seçenektir. Araştırmalar 65 yaş altında PRP tedavisinin daha ileri yaşlara göre daha etkili olduğunu göstermektedir. Dizde kıkırdak harabiyeti fazla ise, hasta yaşı ileri ise, dizde yoğun sıvı varsa, ağrı şiddetli ise kortizon iğnesi tercih edilmelidir.
PRP ve kortizon birlikte kullanılamaz mı?
PRP yapılmış ekleme kortizon enjeksiyonu yapılması uygun değildir çünkü kortizon PRP nin etkisini azaltır. Buna karşın diz çok ağrılı ise düşük doz kortizon yapılabilir. Böyle şiddetli ağrısı olan dizlerde ve özellikle eklemde sıvı toplanması da varsa dizlerden önce kortizon yapılıp hastanın ağrısı azaltılır ve bir ay kadar sonra PRP tedavisine başlanabilir. Böylece kortizon ile eklemde sıvı toplanması ve şiddetli ağrı önlenirken devamında yapılan PRP uygulaması ile de kıkırdak tamiri gerçekleştirilir. Bu sayede hızlı başlayan uzun süreli bir iyilik elde edilebilir.
Ama PRP ya da kortizon veya ikisi ardı sıra da uygulansa unutulmaması gereken diz kireçlenmesinde tedavi bir bütündür ve bu tedaviler diz egzersizleri, kilo kontrolü, diz eklemini koruma programları ile kombine edilmelidir. Bu sayede ancak uzun ve kalıcı bir iyilik elde edebiliriz.
Sağlıcakla kalın
Prof.Dr.Cengiz Bahadır

Diz Kireçlenmesinde Yeni Umut PRP

Diz Kireçlenmesinde Ne Zaman PRP Ne Zaman Kortizon

Kalça Kireçlenmelerinde PRP

Omuz tendon yırtıklarında PRP

Topuk Dikeni Tedavisinde Yeni Umut…PRP Tedavisi

PRP Kalçanın Avasküler Nekrozunda Alternatif Tedavi Olabilir mi?

Tenisçi Dirseğinde (Lateral Epikondilit) PRP Tedavisi

Diz Kireçlenmesinde PRP Tedavisi Nasıl Kullanılmalıdır ?

Ayak Bileği Kıkırdak Zedelenmesinde Prp Tedavisi

Golfçü Dirseğinde (Medial Epikondilit) PRP Tedavisi

Diz kireçlenmesinde prp, hyalurinat, kortizon; ne zaman, hangi tedavi ?

PRP Tedavisinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Diz kireçlenmesinin tedavisi kendi kanımızda gizli; PRP tedavisi

Diz kireçlenmesinde PRP mi? Kök hücre mi?